Lush Breath of God

Perpetual_Burn

TürkParfüm Üyesi
Lush Breath of God


Birinin blogunda yazdığı yazıdan direkt alıntı ile başlıyorum


İsmin hikayesi şöyle başlamış.Tibet'te bir yer varmış.Dağların hemen yamacında Sandal ağaçları ,biraz önünde de göl bulunurmuş.Eğer rüzgar gölün üzerinden eserse gölde ki kokuyu, dağlardan eserse saldal ağaçlarının kokusu ağırlıklı hissilirmiş.Orada yaşayan yerel halkta kokunun etkisiyle insanların sakinleştiğine inanıyorlarmış.Bu sebeple de oranın adını "Breath Of God" koymuşlar.





Mentolsü, keskin, baharatsı, bozuk, aspirinsi, tuz ruhumsu, naftalinsi ve meyvemsi, 8bit şeklinde, tortulu tortulu bir açılışı var. Anlayacağınız üzere açılışında yapaylık epey hissediliyor. Çok geçmeden acı ekşi, asidik bir limon hissedilmekte, fazlasıyla burun tırmalayıcı. Genel yapı itibariyle bana Noir Reminiscence deki okaliptüsü hatırlatan bir yapı mevcut fakat fazlasıyla dağınık. Kapağından kokladığımda hissettiğim ve beğendiğim gerçekçi kavun, ekşi acı limon altında ezilmekte. Bahsettiğim ferah, aspirinsi, naftalinsi havada oldukça payı var muhtemelen. Kapaktan gelen kavun kokusundan farklı beklentilerim vardı. Hani kavunun şu sert, yeşil köşeleri vardır ya, tam olarak öyle kokuyordu kapaktan.


Bu kısım muhtemelen aklınızda oturmayacak; bir süre sonra sabunsu bir tütsü hissedilmekte. Evet Sabunsu. Daha önce deneyimlemediğim bir tütsü kullanımı, cidden şaşırtıcı. İlk birkaç denememde tuhaf bulsam da, şu an farklılık yaratıyor. Rahatsız edici, ama beğenimi kazandı. Sabunsu yanık tütsüsü ve yapay odunsularının da hissedilmesiyle; tinerli boya ile yeni boyanmış bir odayı aklıma düşürüyor Breath of God.


Tütsü, sabun kalıplarını kırıyor ve özü olan dumansı karakterine dönüyor. Tam bu kısımda bir duman patlaması oluyor, koku 8bitten 16bit e upgrade oluyor ve artık oturmuş net bir dumansı gövde hissediliyor.


Fanta (sarı kola) asit kirliliğinde ama yumuşakça bir misk ve yeşil, ekşi, tatlı, ferah, mineralli, meyvemsi, naneli şeker ferahlığında kristalize, temiz ve aynı zamanda issi enfes bir vetiver ile son buluyor Breath of God. Son kısmı cidden harika. Van Cleef Arpels PH Vintage, Jacques Bogart One Man Show gibi seksenler şiprelerinin kapanışındaki dumansı tatlı vetiverlere çok benziyor. Ama onlara oranla çok daha canlı ve ferah. Bence asıl yaratmaya çalıştıkları şey tam olarak son kısımdı. Özellikle kağıt ve kıyafette bu kısıma çok daha erken sıra geliyor ve uzunca hissediliyor.


Açıkçası Breath of God ı denemezseniz bir şey kaybetmezsiniz, hatta açılışından direkt burun kıvıran fazlaca kişi olacaktır. Ama beklentilerimi bir kenara bırakıp bir şeyler çıkartmak benim için eğlenceliydi, beğenmeseniz bile eğlenebileceğiniz bir koku bence Breath of God. Açılışından ne kadar rahatsız olduysam ve sonunu bir o kadar beğendiysem de, yine de en keyifli kısmı açılışıydı. 3-4 deneme sonunda tabii :)


Açılışını şuna da benzetebilirim; kalitesiz bir sakızı ilk ağızınıza attığınızda çok katı gelir, dişinizle ezmeye başladığınızda paramparça olur ya, Breath of God ın açılışı tıpkı kalitesiz mentollü bir sakız gibi


Aç karnına denemeyin.
 

baykalbul

Administrator
Yönetici
Site Sahibi
TürkParfüm Üyesi
Maşallah güzel yazı için teşekkürler, okuması, bilgilenmesi gene zevkliydi. Devamını tabiki bekliyoruz :D :) .
 

baykalbul

Administrator
Yönetici
Site Sahibi
TürkParfüm Üyesi
Üst