Türkiye 23 Nisan 2018 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

kokuoku

Administrator
Yönetici
Site Sahibi
TürkParfüm Üyesi
23 Nisan Mustafa Kemal Atatürk çocuklar geleceğin aydınlığ olacağıı ile ilgili sözü 2.jpg

0x0-23-nisan-kutlama-mesajlari-ve-ataturk-resimleri-23-nisan-2018-cocuk-bayrami-mesajlari-ve-s...jpg

23 Nisan Çocuk Bayramı ve etkinliği.jpg

Türkiye 23 Nisan 2018 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun
Arkadaşlar bu bayram dünya çocukları ile kutlanıyordu maalesef kaldırıldı ki çok güzel bir gelenekti. Tabi 23 Nisan Milli Bayramımız kutlanıyor ama ben şekil yönünden demek istedim.. Dünyadaki tek bilinen Çocuklar için bir şenlik, gün, kutlamaydı.. Türk, Türkiye düşmanları rahatsız oluyordu belki. Türkiye'ye olumlu, samimi bir hava katıyor ve paralarla yapılamayacak reklam da oluyordu.. Bu kutlamalar inşallah tekrar gelir.. Bu kutlamayı başka organizasyonlar yurtdışında kendileri yapar oldu, gözlemlerime göre.. Başkaları yapsınlar ama biz de dünyaya reklam yapalım gene eskisi gibi hatta daha fazla, bence :) ..

Yukarıdaki resimlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Ay Yıldız Türk bayrağımız ve şu sözler, var Atatürk'ün : '' Sizler hepiniz geelceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. '' . Bir diğer resimde '' Özgürlüğün de, Eşitliğin de, Adaletin de Dayanağı ULUSAL EĞEMENLİKTİR'' DEMEKTEDİR.. Allah Atatrük'den, Silah arkadaşalrından, Silah arkadaşı çocuklarımızdan, Cephede yardım eden çocuklarımızdan razı olsun inşallah, bizlerde nde :) .. Aşağıda yazıytı okudukça ağlıyorum, bir yandan da güzel bir gülümseme.. Gözlerimden yaşlar..

Bu bayramı, aşağıda da anlatıyor garip, fakir ama mert, yürekli Osmanlı Devleti çocuklarımız, Türkiye çocuklarımız, Türk çocuklarımız zor şartlarda çalışarak yapmışlardır ve onların anısına sonra verilmiştir Mustafa Kemal Atatürk zamanında isim olarak ve söylenerek çocuklara da armağan diye. Tarihçe altta yazıyor.. Bu bilgileri her yerde göremezsiniz.. Türkiye Milletinin çocukları özellikle cephe arkasında yardımda bulunmuşlardır savaş araç gereçleri ile ilgili, dinmiş cephede mermi kovanı toplayarak yardım etmişlerdir.. Allah o günleri göstermesin inşallah bir daha böyle.. Erkek çok azalıyor biliyorsunuz Türkiye''de o dönem ve doğan çocukların çoğunun erkek olması da ayrı bir mucizedir Allah'dan..

15 likler 23 nisan savaşan çocuklar cephede.jpg

Yetimler Babası Kazım Karabekir'e de Rahmet ve Şükran.. “Harp mahallinde Kazım Karabekir’in Gürbüz Çocuklar Ordusu ile karşılaşan bir İngiliz subayı “Ölü askerleri vardı; 14, 15, 16 yaşlarında ve inanın ki gülüyorlardı. İlk kez kaybedeceğimizi o gün hissettik.” Bu söz beni derinden duygulandırır, düşündürür, hem de garip, güzel bir sevince boğar..

Arkadaşlar savaşta topal olan Kahraman Mehmet kardeşimizden bahsetmek istiyorum
.
Kurtuluş savaşı casusluk yaparken İsmail ile kaçarken kurşunlanan topal olan ve gene sav...jpg

Kurtuluş savaşı casusluk yaparken İsmail ile kaçarken kurşunlanan topal olan ve gene sav...jpg


KURTULUŞ SAVAŞI’NIN ÇOCUK KAHRAMANLARI
Tek bacağı kesilen Gazi Mehmet Arslan Bey müfrezesinde destan yazar

Dilenci kılığında bilgi götürürken yakalandılar..

Çocuk askerlerden Mehmet ve İsmail’in kahramanlık öyküleri de diğer kahramanlarımızın ki kadar çarpıcıdır: 1920 yılı Ağustos ayında Antep kuşatmasının sıkışmış olduğu bir günde, Heyet-i Merkeziye, şehrin durumunu Maraş yakınlarındaki Sam köyünde bulunan Kolordu Komutanı Miralay Selahaddin Adil Bey’e bir rapor halinde yazmak lüzumunu hissetmişti. Hazırlanan mektubu, Fransız kuşatmasını yarıp götürebilecek kişi aranırken, çocuklardan İsmail ve Mehmet göreve talip olmuş; mektup bu iki çocuğa teslim edilmişti. İki yavrucak, başlarına keçe külah giyip dilenci kılığına bürünerek şehrin durumuyla ilgili orduya bilgi götürürken düşman askerlerine yakalanmışlardı.

Mehmet, mektubu bir bağ kütüğünün altına saklayarak düşmanın eline geçmesini önlemeyi başarmıştı. Fransız askerleri, casus yakaladık diye çocukları, komutanları Kurmay Yarbay Abadi’nin huzuruna kadar çıkarmışlar; konuşturmak için normal bir asker gibi ağır sorgu ve işkencelerden geçirmişlerdi. Ancak bir çocuğun dayanması imkânsız olan bütün ağır işkencelere rağmen hiçbir konuda bilgi alamamışlardı. Düşman askerleri, çocuklardan: “Bizim babamız anamız şehit oldu. Dilenmek için çıktık. Şehirde yiyeceğimiz yok idi” cevabından başka bir şey işitemeyince, Mehmet ve İsmail’i şehre geri dönmek şartıyla serbest bırakmak zorunda kalmışlardı.

Akşam vakti yola çıkan çocuklara, siperdeki düşman askerlerinin kasten ateş açması üzerine küçük Mehmet 4, İsmail 9 yerinden yaralanmıştı. Düşman mıntıkasında sabaha kadar kan kaybeden çocuklar, sabahleyin Fransızların cephedeki kendi yaralılarıyla birlikte hastaneye kaldırılmışlardı. Mehmet’in hastanede ayağı kesilerek kurtarılırken, İsmail hastanede şehitlik rütbesine erişme bahtiyarlığına nail olmuştu. Bir ayağı kesilen Gazi Mehmet, hastanede iyileştikten sonra Türklerde esir bulunan iki Senegalli Fransız asker ile değiştirilerek esaretten kurtarılmıştı. Gazi Mehmet geri döndükten sonra tek ayağıyla Arslan Bey’in müfrezesine katılacak; yine Milli Mücadele uğrunda görev yaparak, yeni bir destansı kahramanlık örneği daha sergilemekten geri kalmayacaktı.


Kaynak Yeniçağ: KURTULUŞ SAVAŞI’NIN ÇOCUK KAHRAMANLARI

'''''''''''''''''''''

Akşam Gazetesinden alıntı ( https://www.aksam.com.tr/pazar/destan-yazan-cocuk-kahramanlar/haber-617102 ):
Destan yazan çocuk kahramanlar


Derleyen: Emine Bıyık
x
[email protected]
Düşmana ve ölüme meydan okurken Çukurovalı Osman 14, Erzurumlu Edip Somunoğlu 7, Adanalı Mehmet 10 yaşındaydı. Onlar Kurtuluş Savaşı’nın kahraman çocuklarıydı. Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığımız bugün de Kurtuluş Savaşı’nın çocuk kahramanlarını anmak için en doğru gün. Biz de minnet ve saygıyla anmak istedik.
CEPHEYE YİYECEK TAŞIDILAR

Binlerce askerin ölüme meydan okuduğu, birçoğunun donarak yaşamını yitirdiği 1. Dünya Savaşı’nda Türk askerleri, düşmanla mücadele ederken bir yanda da açlıkla savaşırlar. Dönemin Erzurum Valisi Tahsin Bey, cepheden gönderilen “Yiyecek yetiştirin” yazılı telgraf karşısında çaresiz kalmış, günlerce çözüm yolları aramıştır. Ve sonunda 150 bin kilo buğdayın 90-95 kilometre uzaklıktaki cepheye ulaştırabilmek için çocukları görevlendirir. Tahsin Bey kararını okullara ve muhtarlara bildirir. Bir gecede dikilen 30 kiloluk bini aşkın un dolu torbalar artık çocuklara emanettir. Sayıları bine yaklaşan henüz çocuk yaştaki gençler, Hükümet Konağı önünde toplanarak Nebilhan’a kadar taşıyacakları unları sırtlanarak aşırı soğuğa cepheye yiyecek yetiştirmek yola çıkar.

7 YAŞINDA DÜŞMANLA SAVAŞTI

Mustafa Kemal Atatürk’ün uygun bulması ve Kazım Karabekir Paşa’nın emriyle, Ebulhindili Cafer Bey komutasında kurulan ve sadece Dadaşlardan oluşan birlik, 1920’de Ankara’ya gider. Yunan ordularına Geyve Boğazı’nın geçilmez olduğunu gösteren, Düzce ve Adapazarı isyanlarının bastırılmasında büyük rol oynayan birliğin içinde düşmana karşı savaşanlar arasında 7 yaşında bir çocuk da vardır. Bu çocuk, 1955-1960 yılları arasında Erzurum’un belediye başkanlığını yapan Edip Somunoğlu’ndan başkası değildir.

DAĞI AŞARKEN ÇIĞ ALTINDA KALDILAR
İran sınırında Ruslara karşı savaşan Türk birliği cephanesiz kalır ve Van’a yardım çağrısında bulunur. Bunun üzerine yaşları 12 ile 17 arasında değişen 80’ni öğrenci 120 çocuk, yatak çarşaflarından ve perdelerden kesilerek yapılan torbalara konulan mermileri sırtlarına bağlayarak yanlarındaki jandarma erleriyle cepheye doğru yola koyulurlar. Aşırı soğuğa rağmen cepheye yol alan çocuklardan, dağı aşarken yakalandıkları fırtına sonrası haber alınamayınca arama çalışması başlatılır ve çığ altında kaldıkları öğrenilir. 38 çocuk ve 3 jandarma çığ altından son anda kurtarılırken, 82 çocukla diğer jandarma erleri şehit olur.

DÜŞMAN BİRLİĞİNİ ALT ETTİ

Kurtuluş Savaşı’nın belki de en bilinen çocuk kahramanıdır 14 yaşındaki Çukurovalı Osman. Osman bu kahraman unvanını Fransızlara karşı verilen mücadele de yaptığı kahramanlık alır. Türkler tarafından Toroslarda sıkıştırılan tam teçhizatlı Fransız müfrezesi kâgir bir binaya sığınır. Günler geçmesine rağmen bina ele geçirilemez. Fransızlara yardım gelmesinden korkulur ancak askerler binadan çıkarılamaz. Bu sırada 14 yaşındaki Osman, gece karanlığında gaz yağı tenekesiyle çatıya tırmanır ve binayı ateşe verir. Kargaşa içinde dışarı çıkan Fransız askerler ele geçirilir.

14 YAŞINDA ASKERLERE KILAVUZLUK YAPTI

Maraş müdafaasında, 14 yaşındaki Sarıca köylü Ali, bu bölgedeki Türk askerine kılavuzluk görevi yapar. Bir seferinde de düşmanın yolunu kesmek için kendisine verilen köprü uçurma görevini dillere destan bir başarıyla yerine getirir. Daha sonra Yüzbaşı Sıtkı Bey, bu çocuğu evlâtlık alır ve Kuleli Askeri Lisesi’ne kaydettirerek okumasını sağlar. Aralarında Sarı İbrahimli köyünden Duran’ın (Kaleli) da bulunduğu pek çok çocuk, dağdaki askere yemek taşır. Verilen talimat gereği o küçük yaşlarına rağmen tren raylarını sökerek düşmanın hareket kabiliyetini önlemeye çalışırlar.

HALK BOZAN İÇİN AĞIT YAKTI
12 Haziran 1920’de Fransız ve Ermenilerden oluşan bir grubun Türklere yönelik katliamında, direniş gösteren Türk çocuklarından 10 yaşındaki Adanalı Mehmet, aldığı kurşun ve süngü yaralarına rağmen hayatta kalmayı başarır fakat
bir bacağını kaybeder. Urfa’da 14 yaşındaki Bozan ise Fransızlar kaçarken Kuvayi Milliye önünde harbe katılır. Bozan'ın kahramanlığını gören halk, ağıt yakar.

“Şebeke dağından indim dereye
Atılıyor bombalar, bilmem nereye
Türk çeteleri dönmez geriye
Be yürü! Yürü Bozan Yavrum yürü!
Vursun kırsın Fransızları, aslanım yürü...”
''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''


Arkadaşlar aşağıda Mynet.com sitesinden alınma bu bayramın kutlama tarihi ile ilgili bilgi var..

Sorular
/ Sosyal Bilimler




hesperis
ordinaryüs


Mustafa Kemal Atatürk 23 Nisanı neden çocuklara armağan etmiştir?



10 değerlendirin



Cevaplar :


abraxasssfull
ordinaryüs

Onaylanmış Cevap

Hakimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM'nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı

6 yıl önce
1
0





xmen3429
ordinaryüs

23 Nisan'ın Çocuk Bayramı oluşu yine TBMM'nin açılışıyla ilişkili olmasına rağmen, tamamen ayrı bir bayram olarak gelişmiş ve 1981 yılına kadar da öyle devam etmiştir.[4] Bu Bayram 23 Nisan 1927'de Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin (günümüz Çocuk Esirgeme Kurumu'nun) o günü "Çocuk Bayramı" olarak duyurmasıyla başlamış kabul edilir.[4] Aslında Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin 23 Nisan'la ilgili çalışmaları daha önceki yıllarda vardır ve hatta çocuklardan da söz edilmiştir. Kurum, 23 Nisan 1923'te millî bayram için pullar bastırmış ve satmıştır.[5] 23 Nisan 1924'te Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde "Bu gün Yavruların Rozet Bayramıdır" ibaresi yer almış, 23 Nisan 1926'da da yine aynı gazetede "23 Nisan Türklerin Çocuk Günüdür" başlıklı bir yazı kaleme alınmış ve bu yazıda cemiyetin bu günü çocuk günü yapmaya çalışarak doğru yolda olduğu ve para kazanan herkesin bu gün cemiyete çocuklar için bağışta bulunması gerektiği vurgulanmıştır.[5] Nihayet 23 Nisan 1927'de Himaye-i Etfal Cemiyeti o günü Çocuk Bayramı olarak şöyle duyurmuştur:[5]




Millet Meclisimizle millî devletimizin Ankara'da ilk teşkile günü olan Millî bayram Cemiyetimizce çocuk günü olarak tesbii edilmiştir. Bize yeni bir vatan veyeni bir tarih yaratıp bırakan mübarek şehitlerle fedakar gazilerin yavruları fakir ve ıstırabın evladları ve nihayet alelıtlak bütün muhtac-ı himaye-i vatan çocukları namına milletin şevkatli ve alicenab hissiyatına müracaat ediyoruz. Kadın, erkek, genç, ihtiyar hatta vakti ve hali müsait çocuklardan mini mini vatandaşlar için yardım bekliyoruz. Her sayfası başka bir şan ve muvaffakiyetle temevvüç eden milletimizin, yarın azami derecede muavenet göstermekle beraber, çocuk gününün layıkı veçhiyle neşeli ve parlak geçirilmesi için aynı derecede alaka ve müzaheret göstereceğinden emin olan Himaye-i Etfal Cemiyeti, şimdiden arz-ı şükran eder.[12]




Bu tarihten itibaren bu üç kavram, aynı gün üzerinde birleşecek ve çocuk bayramı olma konusunda bir kanunla belirlenmişlik olmaksızın kutlanmaya başlanacaktır.[6] Cemiyeti buna iten neden ise cemiyetin yetim çocukları için gelir kaydetme anlayışıdır.[13] Böylece çocuk bayramı ortaya çıkmıştır. Çocuk bayramı adı daha resmiyet kazanmamış olsa da, bundan sonra 23 Nisan "Millî Hâkimiyet Bayramı"nın yanı sıra "Çocuk Bayramı" olarak da kutlanacaktı.[6]

1927'de ilk kez kez kutlanan çocuk bayramı, başta kaynak oluşturma olmak üzere, çocuklara neşeli bir gün geçirtmeyi hedeflerinde bulunduruyordu.[5] 23 Nisan 1927'deki ilk bayram Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve dönemin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa himayesinde gerçekleştirilmiş, etkinlikler için Atatürk arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu'nun konser vermesini sağlamıştır.[14] O yıl cemiyetin Ankaradaki binalarından birine Çocuk Sarayı adı verilmiş ve burada düzenlenen çocuk balosuna İsmet (İnönü) Bey'in çocukları da katılmıştır.[14]

1929'da çocuklara ilgi daha da artmış ve o yıl ve daha sonraki yıllarda 23-30 Nisan haftası "çocuk haftası" olarak kutlanmıştır.[6] Daha sonraları, 70'li yıllara kadar ulusal boyutta ünlenerek ve katılımı artırarak ilerleyen 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlamalarına 1975'te Türkiye Radyo Televizyon Kurumu da katılmış ve bir hafta çocuk programları yayımlamıştır.[6] 1978'de Meclis Başkanlığı'nın izniyle meclisteki törenlere çocukların da katılması sağlandı.[6] 1979'da bu uygulama Ankara ilkokullarından gelen çocuklarla düzenli olarak başlatıldı, 1980'de de bütün illerden gelen çocuklarla "Çocuk Parlamentosu" oluşturuldu.[15] 1979 yılının UNESCO tarafından Dünya Çocuk Yılı olarak duyurulması üzerine, TRT tarafından dünyanın bütün çocuklarını kucaklamayı amaçlayan bir proje hazırlandı ve 1979 yılından itibaren TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği adıyla uygulamaya kondu.[3]

Bayramın en son şeklini alışı ise 1981'de gerçekleşmiştir.[6] Darbe döneminde Milli Güvenlik Konseyi bayramlar ve tatillerle ilgili kanunda yaptığı değişiklikle o güne kadar kanunen adı konmamış bir şekilde kutlanan bayrama "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını vermiştir.[


Kaynak : http://www.mynet.com/cevaplar/mustafa-kemal-ataturk-23-nisani-neden-cocuklara-armagan-etmistir/5974122 ''''''''''''''''''''''''''''''''''''''



Kazım Karabekir Paşa ile ilgili şu yayını da verelim çocuklarla ilgili : ''

Yetimler Babası Kazım Karabekir'e Rahmet ve Şükran


“Harp mahallinde Kazım Karabekir’in Gürbüz Çocuklar Ordusu ile karşılaşan bir İngiliz subayı “Ölü askerleri vardı; 14, 15, 16 yaşlarında ve inanın ki gülüyorlardı. İlk kez kaybedeceğimizi o gün hissettik.”


Kazım Karabekir'in Gürbüz Çocuklar Ordusu ile 6.000 yetim ve öksüz çocuğu sahiplendiğini, çocukların iyi bir eğitim alarak meslek sahibi olmalarına öncülük ettiğini biliyor muydunuz?

Kurtuluş savaşının önde gelen komutanlarından Kazım Karabekir Paşa, 15.Kolordu Komutanı olarak Doğu Anadolu’da görev yapmıştı. Görevi süresince başarılı askeri faaliyetlerinin yanında bölgenin sosyal, kültürel ve eğitim alanında da kalkınması için önemli görevler üstlendi. Yıllardır süren savaşların sonucunda Doğu vilayetlerinde binlerce şehit çocuğu, yetim ve öksüz kalmış çocuk bulunmaktaydı.Bu çocuklar sefalet içerisinde yaşam mücadelesi vermekteydi.Sahipsiz kalmış bu çocukların yeniden hayata kazandırılması için yapılması gereken belliydi: Sokaklardan kurtarmak ve iyi bir eğitim vererek meslek sahibi yapmak. Kazım Karabekir de bu amaçla bölgede bir çok eğitim öğretim kurumu kurarak yetim, sahipsiz kalmış bu çocukların eğitim alması için çabaladı.

Çocuklar Ordusu Teşkilatı
Karabekir’in bu yöndeki ilk faaliyeti Doğuya geldiği ilk günlerden itibaren başladı. 1919’da Erzurum’a giderken yol üzerinde Bayburt’ta gördüğü bakıma muhtaç çocukları Erzurum’a nakletme emri vermişti. Karabekir’in asıl çalışması ise Erzurum’da başladı. Kimsesiz çocuklara meslek kazandırmak amacıyla 24 Mayıs 1919’da Erzurum Darüleytam’ından ( Yetim Yurdu ) aldığı 12 yaşından küçük 33 çocuğu iki Kolorduluk sanayi takımlarına dahil etti.
Kimsesiz çocukların sayısının fazlalığına karşın Erzurum’daki fiziki şartlar yeterli değildi. İşgalden dolayı yıkılmış olan binalarda eğitim faaliyetlerinin yapılması mümkün olmadığından bunların onarılması ile işe başlandı. 1 Ekim 1919’da gece yatılı okulu açıldı. Bir ilkokul ve Anaokulu yine açılan okullar arasındaydı. Temel eğitim veren okulların haricinde mesleki eğitim veren okullar da ayrıca önem verilen bir konuydu. Bu amaçla Erzurum’da bulunan Firdevsi Kışlasındaki İş Ocağına yüz kadar çocuk nakledildi. Bu ocakta otomobil tamiri ve şoförlük eğitimi de verilmekteydi.Bu yüzden Otomobil Mektebi adı verilmekteydi. Kısa süre sonra mektebe bağlı bir de Kuyumculuk Mektebi açıldı. Mayıs 1920’ye gelindiğinde Erzurum’daki çocukların mevcudu 1650’yi bulmuştu. Karabekir 1 Mayıs 1920’de Erzurum halkının da katıldığı bir programda, kurmuş olduğu bu teşkilata Çocuklar Ordusu Teşkilatı adını verdiğini ilan etti.

Çocuklar Kasabası
Karabekir ordu karargahının bulunduğu Erzurum’da bu önemli eğitim faaliyetlerine öncülük ederken Kurtuluş savaşının dönüm noktalarından biri olan Kars zaferini de kazanmıştı. Kars’ta Ermenileri mağlup eden Karabekir, Sarıkamış’ı ordusu için karargah merkezi haline getirdi. Karargahını buraya taşımasında Ruslardan kalma birçok modern binanın olması etkili oldu. Karabekir şehirdeki modern binaları Çocuklar Ordusu Teşkilatının eğitim faaliyetleri için de bulunmaz bir fırsat olarak görmüş ve burayı Çocuklar Kasabası haline getirmek istemişti.

Karabekir karargahın taşınmasından sonra Erzurum’da kurmuş olduğu okullardan bir kısmını Sarıkamış’a nakletti. Ancak yapılan yalnızca bir nakil işi değildi. Burası bir Çocuklar Kasabası haline getirilecekti. Doğu illerinde eğitimi, sosyal hayatı, zanaatı geliştirmek, bakıma muhtaç yoksul ve yetim çocukları hayata hazırlamak için 12 Kasım 1921’de Çocukları Himaye Cemiyeti adında bir de cemiyet kurdu. Böylece Erzurum’da başlatmış olduğu eğitim faaliyeti Sarıkamış’ta artarak devam etti.

Çocukları Himaye Cemiyeti’nin ilk faaliyeti bir Anasınıfı açması oldu. Zamanın şartlarına göre modern bir eğitim imkanı sunan okulda öğrencilere pratik olarak el işleri, müzik ve ahlaki eğitim veren oyunlar öğretilmekteydi. Sarıkamış’ta açılan okullardan biri de Sıhhiye Mektebi oldu. Fakir ve kimsesiz çocukları sağlıkçı olarak yetiştirmeyi amaçlayan mektepten Mayıs 1921 tarihinde 30, Mart 1923’de ise 20 öğrenci mezun oldu. Buradaki eğitimini tamamlayan öğrenciler Doğu vilayetlerinde sağlık alanında hizmet vermeye başladılar. Sarıkamış’ta açılan okullardan bir diğeri de Sarıkamış Askeri idadisi oldu. Sarıkamış Askeri İdadisi’nin açılması ile Karabekir “Artık Çocuklar Kasabamız tam kadrosuyla kurulmuş oldu’ diyordu.
Kazım Karabekir Çocuklar Kasabası adını verdiği Sarıkamış’ta bu okulların haricinde çok sayıda kurs da açmıştı. Acılan Ebelik, Dişçilik, Elektrik, Sinema ve Fotoğraf Kursları ile bölgede ihtiyaç bulunan meslek elemanı yetiştirilmesine çalışıldı. Ücretsiz bir şekilde hizmet veren bu kurslar çok sayıda fakir ve kimsesiz çocuğun meslek sahibi olmasını sağladı.

Yetimler Babası
1922 yılına gelindiğinde Çocuklar Ordusu Teşkilatı; Sarıkamış; Trabzon, Kars, Kağızman, Beyazıt, Iğdır, Ardahan, Artvin, Rize, Sürmene ve Erzincan dahil olmak üzere 17 Alay halinde örgütlenmişti. Tüm okullar Sarıkamış’ta bulunan Çocuklar Ordusu Teşkilatına bağlı idi. Her okulun aynı tarzda bir bayrağı vardı ve bayrak üzerinde alayın numarası bulunmaktaydı. 1923 yılında bu okullardaki çocukların sayısı 6000’e yaklaşmıştı. Karabekir yalnızca yetim Müslüman çocuklara değil yetim Ermeni çocuklarına da aynı muameleyi yapmıştı. Trabzon’da bir okulu yetim kalmış olan Ermeni çocukları için tahsis etmişti.

Kazım Karabekir Paşa bizzat örgütlediği bu eğitim-öğretim faaliyeti ile bölgedeki yetim, öksüz çocuklara sahip çıktı. Sahipsiz çocukları ölümden sefaletten kurtararak onların meslek sahibi olmalarını sağaldı. Bu çalışmaları ile Doğudaki askeri başarılarının yanına bölgedeki çocukların da babası oldu. Kendisine Yetimler Babası dendi.

YETİMLERİN BABASI
Kurtuluş Savaşı'nda Doğu Cephesi'nde büyük başarılar kazanan Kazım Karabekir'in "Gürbüz Çocuklar Ordusu" öksüz ve yetim kalmış çocuklardan oluşuyordu. Sarıkamış'ta kaldıkları yerde ise sadece çocuklar yaşıyordu.

Doğu vilayetlerindeki binlerce şehit çocuğu, yetim ve öksüz kalmış çocuğu sahiplenerek "Gürbüz Çocuklar Ordusu"nu kuran Kazım Karabekir Paşa sahipsiz kalmış bu çocukların yeniden hayata kazandırılması için birçok eğitim öğretim kurumu kurdu, çalışmalar yaptı.

Bölgedeki çocukların da babası olan Kazım Karabekir Paşa'ya bölgedeki hizmetlerinden dolayı "Yetimler Babası" denildi.
Kurtuluş Savaşı'nın kahraman komutanlarından, Eski TBMM Başkanı Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir’in en büyük arzusu 2002 yılında babasının adına kurulan vakfın çatısı altında, "Onlar benim ağabeylerim ve ablalarım" dediği, 4000 ve 2000 kızdan oluşan Gürbüz Çocuklar Ordusu üyelerinin çocuklarını ve torunlarını bir araya getirmek.
Şefkat dolu bir Babayı 6000 (en az) çocukla paylaşan bir kız evladın bu çocukların torunlarına da kol kanat germesi, onları tek çatı altında toplaması ideal olarak bile kalsa ne kadar asil bir yüreğin göstergesi değimli...
Ben bundan sonrasını yazamayacağım.
Lütfen gerisini siz hissedin …

Karabekir_with_orphans_in_Sarikamish Sarı kamışta türk askerine yardım yapan çocuklar.jpg
Kazım Karabekir Paşa Atatürk Kurtuluş Savaşı ve öncesi sonrası Çocuk asker bandocular.jpg
Kazım Karabekir Paşa Atatürk Kurtuluş Savaşı ve öncesi sonrası Çocuk askerler çocukl...jpg
kazım-paşa kurduğu çocuk birliği askere yardım.jpg
23 Nisan sebebiyle Kurtuluş savaşı çocukları askerleri kahramanları.jpg
Kazım Karabekir Paşa Atatürk Kurtuluş Savaşı ve öncesi sonrası Çocuk askerler çocuk...Jpeg


Birinci Dünya Savaşı Osmanlı Devleti'ne saldıranlar, Osmanlı tebasını, Türkler'i kırıp geçirenler, işkenceler yapanlar sizce 2.Dünya savaşında aynısını gördüler mi? Elbette istemeyiz insana kötülük gelmesini ama Hakk'ında yerine gelmesi lazım ve Allah'ın vaatleri var. İnşallah barış içinde bir dünya olur.. Yaşlılar, çocuklar hele, zulume uğramaz inşallah. Yapan bulur.. Allah bizleri iyilerden etsin inşallah ve bu kahraman çocukların, şehitlerin hatırına bizlere iyilikler versin ..
 
Son düzenleme:

baykalbul

Administrator
Yönetici
Site Sahibi
TürkParfüm Üyesi
Atatürk resimi ve onu seven çocuk maşallah Kg2sYeHImEuviVeR0bMm_Q.jpg

Türkiye 23 Nisan Ulusal Eğeemenlik ve Çocuk bayramı kutlu olsun arkadaşlar :) , Maşalalh sonsuza kadar inşallah dileriz. Atatürk ve kahraman askerlerimize, kahraman Türk halkımıza teşekkürler :)
 
Üst